Mavi Köşe: Müşteri – Kırmızı Köşe: Sen
Tarih: June 1st, 2010 | Yazan: Bora Unal | 12 Yorum »Theoatmeal.com gerçek hayattaki saçma durumları ifade eden birçok içeriğe sahip eğlenceli bir site. Bu durumlardan biri de muhtelemen birçoğumuzun başına gelen ve gelmeye devam eden ve müşteriniz ile ilişkinizi sorgulamanıza, kişisel gelişim kitapları okumanıza ve uygulamaya çalışmanıza neden olan bir durum:
Mavi Köşe: Müşteri – Kırmızı Köşe: Sen
Aşağıdaki içerik yanlış anlaşılmasın şurası kesin: Müşteri size bir iş yapmanız için para ödüyor ve bu noktada müşterinin talepleri ve yöndirmeleri kesinlikle önemli. Ama bu durum müşterinin durması gereken yeri bilememesi veya sizin onu durduramanız ile istemediğimiz yerlere doğru ilerliyor.
Bu içeriğin orjinal halineTheoatmeal.com sitesinden erişebilirsiniz. Aşağıda ise sunumlarda kullanmak için çevirdiğim halini bulabilirsiniz. Sizinle de paylaşmak istedim.

Orjinal İçerik: How a Web Design Goes Straight to Hell / http://theoatmeal.com/comics/design_hell








Yukardakini çoğu kez yaşadım. Çözüm olarak manav olma planlarıda yapıyorum hocam.
Selamlar.
Süpermiş
Sayın Bora Ünal;
öncelikle bu piyesi bizlere çevirdiğin için teşekkürler.
Bir tasarımcının hislerine tercuman olmuş,
gerçek bir tasarım hikayesi!
Teşekkürler
Gerçekten emeklerinize sağlık.
)
Bunlar senelerdir başımdan geçen konular.
Ama iğneyi kendimize de batırmak lazım bence.
Bizim yaptığımız tasarımlarda genelleme yapmak istemem ama yukarıdaki müşteri profilinden çok daha kötü tipografi ve renk bilgisine sahip olan tonlarca tasarımcı arkadaş var. Ve müşterinin dili genelde ondan yanıyor.
İş sonrasında işin iyi yapılması durumunu geçiyor. Dediğine güvenilecek birilerini arama yolu başlıyor.
Bu noktada tasarım süreci amacından çıkıyor. Bizde de biraz suç var gibi bence
Bir de “şu siteye bak bi bunun gibi istiyorum” olayı var
ona da değinmek lazım..
“Sektöründe Lider”, “Haklı Gururunu Yaşıyoruz” gibi cümleler ettikten sonra bu lafı etmek yersiz olsa gerek
)
Sırf bu dandik müşterilerden kurtulmak için işimi tasfiye ettim. Adam “sürükle bırak”la site yapıyoruz zannediyor. üç kuruş para verecek onu da aylarca geciktiriyor…
“PS: my owner is a retard” kısmı süper olmuş
Merhaba…
Deneyimlerimlerim gösterdiki proje ne kadar güzel tasarlansada müşterinin buna iyi kötü bir çok sözünün olabileceği. En doğru yaklaşım; müşteriyle yapılan ilk görüşmede müşterinin kafasındaki güzel tasarım olgusunu öğrenebilmek adına görüşmenin şekillenmesi sağlamaktır. Bir nevi diğer görüşmeler için sağlam koz elde etmek gibide düşünülebilir. Şunu gördümki aslında zor müşteri yoktur. Sadece tek amacı sizden farklı bir pencereden baktığını ispatlamaya çalışan müşteri vardır. Onun penceresinden bakıyormuş gibi görünmekte pek zor olmamalı
Elinize sağlık. Aynı konunun çok az farklarla çevirisi bir de şurda vardı:
http://www.sanalkurs.net/bir-web-tasarimcinin-hikayesi-4273.html
Başıma çok geldi simit satmak en güzeli gibi geliyor bana artık:)
[...] Mavi Köşe: Müşteri – Kırmızı Köşe: Sen [...]
Özetle, kötü sitenin yaratıcısı müşterinin ta kendisidir.
Memlekette bu sorunun çözümü yok gibi… Bir kısır döngüdür gidiyor. Müşterinin dediğini yapsan sen memnun olmuyorsun, yapmasan müşteri memnun olmuyor (; Ne yapacağız? Durum buna dönüyor sonunda…
Güzel konu, teşekkürler…