Mavi Köşe: Müşteri – Kırmızı Köşe: Sen

Tarih: June 1st, 2010 | Yazan: | 15 Yorum »

Theoatmeal.com gerçek hayattaki saçma durumları ifade eden birçok içeriğe sahip eğlenceli bir site. Bu durumlardan biri de muhtelemen birçoğumuzun başına gelen ve gelmeye devam eden ve müşteriniz ile ilişkinizi sorgulamanıza, kişisel gelişim kitapları okumanıza ve uygulamaya çalışmanıza neden olan bir durum:

Mavi Köşe: Müşteri – Kırmızı Köşe: Sen

Aşağıdaki içerik yanlış anlaşılmasın şurası kesin: Müşteri size bir iş yapmanız için para ödüyor ve bu noktada müşterinin talepleri ve yöndirmeleri kesinlikle önemli. Ama bu durum müşterinin durması gereken yeri bilememesi veya sizin onu durduramanız ile istemediğimiz yerlere doğru ilerliyor.

Bu içeriğin orjinal halineTheoatmeal.com sitesinden erişebilirsiniz. Aşağıda ise sunumlarda kullanmak için çevirdiğim halini bulabilirsiniz. Sizinle de paylaşmak istedim.



Orjinal İçerik: How a Web Design Goes Straight to Hell / http://theoatmeal.com/comics/design_hell


15 Yorum - “Mavi Köşe: Müşteri – Kırmızı Köşe: Sen”

  1. 1 Yusuf Kemal saat 13:41 dedi. June 2nd, 2010:

    Yukardakini çoğu kez yaşadım. Çözüm olarak manav olma planlarıda yapıyorum hocam.

    Selamlar.

  2. 2 Halis KAYA saat 10:25 dedi. June 3rd, 2010:

    Süpermiş :)

  3. 3 Yasin Özkan saat 10:52 dedi. June 3rd, 2010:

    Sayın Bora Ünal;

    öncelikle bu piyesi bizlere çevirdiğin için teşekkürler.

    Bir tasarımcının hislerine tercuman olmuş,
    gerçek bir tasarım hikayesi!

    Teşekkürler

  4. 4 Ulaş OKAN saat 16:48 dedi. June 24th, 2010:

    Gerçekten emeklerinize sağlık.
    Bunlar senelerdir başımdan geçen konular.
    Ama iğneyi kendimize de batırmak lazım bence.
    Bizim yaptığımız tasarımlarda genelleme yapmak istemem ama yukarıdaki müşteri profilinden çok daha kötü tipografi ve renk bilgisine sahip olan tonlarca tasarımcı arkadaş var. Ve müşterinin dili genelde ondan yanıyor.
    İş sonrasında işin iyi yapılması durumunu geçiyor. Dediğine güvenilecek birilerini arama yolu başlıyor.
    Bu noktada tasarım süreci amacından çıkıyor. Bizde de biraz suç var gibi bence :) )

  5. 5 bilal saat 14:36 dedi. June 25th, 2010:

    Bir de “şu siteye bak bi bunun gibi istiyorum” olayı var :) ona da değinmek lazım..

    “Sektöründe Lider”, “Haklı Gururunu Yaşıyoruz” gibi cümleler ettikten sonra bu lafı etmek yersiz olsa gerek :) )

  6. 6 Bahadır saat 11:20 dedi. July 15th, 2010:

    Sırf bu dandik müşterilerden kurtulmak için işimi tasfiye ettim. Adam “sürükle bırak”la site yapıyoruz zannediyor. üç kuruş para verecek onu da aylarca geciktiriyor…

    “PS: my owner is a retard” kısmı süper olmuş :)

  7. 7 Bilgehan Ören saat 02:09 dedi. July 16th, 2010:

    Merhaba…
    Deneyimlerimlerim gösterdiki proje ne kadar güzel tasarlansada müşterinin buna iyi kötü bir çok sözünün olabileceği. En doğru yaklaşım; müşteriyle yapılan ilk görüşmede müşterinin kafasındaki güzel tasarım olgusunu öğrenebilmek adına görüşmenin şekillenmesi sağlamaktır. Bir nevi diğer görüşmeler için sağlam koz elde etmek gibide düşünülebilir. Şunu gördümki aslında zor müşteri yoktur. Sadece tek amacı sizden farklı bir pencereden baktığını ispatlamaya çalışan müşteri vardır. Onun penceresinden bakıyormuş gibi görünmekte pek zor olmamalı :)

  8. 8 Ahmet Kerem saat 10:31 dedi. July 16th, 2010:

    Elinize sağlık. Aynı konunun çok az farklarla çevirisi bir de şurda vardı:
    http://www.sanalkurs.net/bir-web-tasarimcinin-hikayesi-4273.html

  9. 9 Hamza ERBAY saat 09:46 dedi. July 22nd, 2010:

    Başıma çok geldi simit satmak en güzeli gibi geliyor bana artık:)

  10. 10 Tasarımcı – Tasarlatıcı ! - EmreSecer.Net saat 10:26 dedi. July 22nd, 2010:

    [...] Mavi Köşe: Müşteri – Kırmızı Köşe: Sen [...]

  11. 11 Zafer Altun saat 09:07 dedi. August 5th, 2010:

    Özetle, kötü sitenin yaratıcısı müşterinin ta kendisidir.

  12. 12 Ömer ARI saat 16:02 dedi. August 18th, 2010:

    Memlekette bu sorunun çözümü yok gibi… Bir kısır döngüdür gidiyor. Müşterinin dediğini yapsan sen memnun olmuyorsun, yapmasan müşteri memnun olmuyor (; Ne yapacağız? Durum buna dönüyor sonunda…

    Güzel konu, teşekkürler…

  13. 13 Oytun saat 10:48 dedi. October 14th, 2010:

    Bizim memleket cidden tuhaf müşterin ilk başta “şöye olsun… böyle olsun” der sonra da üç kuruş parayı bulamadım diye aylarca yanına yaklaşmaz. İşinden gücünden unutur. Yanına gittiğinde de “böyle bir vericeğim yoktu” deyip başından savar. Sanki sürükle bırakla site yapıyoruz… ha!

    Bu web sektörü cidden tuhaf. Çizimlerinize ve ellerinize sağlık. Güzel bir paylaşım olmuş… her yerde yer alması gereken bir yazı…

  14. 14 Beyaz saat 01:23 dedi. March 10th, 2011:

    Bu harikaydı, tasarımcıların ortak sorunu’nu espirili bir anlatım ile dile getirişmiş yazar. Çeviri ve paylaşım için şükranlar.

  15. 15 serdar saat 15:36 dedi. September 6th, 2011:

    önceden “asarım, keserim, tasarım” diye sloganım vardı, müşteriler sayesinde değişti “asarım, keserim, bırakırım”… bi insan logo çizimi için 20 kere değişiklik yapmaz. yapsada logonun kenarına kilim motifi istemez. KİLİMİN DİLİNDEN ANLAYAN DOKUR. tasarımcı değil…


Bir yanıt yazın.